Bugun...



Celal Yalçın; “Acıyı en çok tecrübe eden ilçelerden biri olduk!”

Tarih: 19-06-2020 12:17:07 + -


CHP Ataşehir İlçe Başkanı Celal Yalçın Covid 19 sürecini gazetemize değerlendirerek Mart ayından normalleşmeye geçildiği Haziran ayına kadar ki süreçte ilçe çalışmalarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.


Celal Yalçın; “Acıyı en çok tecrübe eden ilçelerden biri olduk!”

Ataşehir İlçe Başkanı Celal Yalçın; Covid 19 salgınıyla ilgili kiriz masasını oluşturduklarını, yöneticisiyle, mahalle sorumlularıyla ve hayırsever gönüllü vatandaşların katılımıyla yardım çalışmalarını başlattıklarını ve acıların yaşandığı bu zorlu süreci Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Derya Arslan’la paylaştı.

 

“CHP ÖRGÜTLERİNDE ACIYI EN ÇOK TECRÜBE EDEN İLÇELERDEN BİRİ OLDUK”

 

Covid 19 sürecinde CHP örgütlerinde acıyı en çok tecrübe eden ilçelerden biri olduğunu söyleyen Ataşehir İlçe Başkanı Celal Yalçın,  27 yaşında Mimar genç bir kardeşimizi Uğurcan Demir’i kaybettik.  Öncelikle ailesine, sevenlerine ve tüm partimizin başı sağ olsun diyerek açıklamalarına şöyle devam etti: “Yine bu süreçte kaybettiğimiz 5 bine yakın insan oldu. Onlarında ailelerine ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum. Bu zor süreçte özellikle emek sarf eden sağlık çalışanları, doktorlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Ayrıca Covid19 salgınıyla mücadelede birçok doktor ve sağlık çalışanımızı da kaybettik. Onlara da minnet duygularımızı buradan ifade ederek Allah’tan rahmet diliyorum. Yine bu süreçte belediye çalışanları, temizlik elemanları, ekstra mesai yapanlar, kargo çalışanları, paket servis çalışanları çok anlamda fedakârlık gösteren iş kolları oldu.  Tüm bu emekçileri öncelikle CHP Ataşehir örgütü olarak partimiz adına çok teşekkür ediyoruz. Bir kez daha hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyoruz”

 

 

HAYATLARINI SÜRDÜRDÜKLERİ NOKTALARDAN FARKLI BİR DÜNYAYA GİRDİLER”

 

Ne yaptığımız konusuna gelince; Covid 19 sürecinde sizin de bildiğiniz gibi birçok kişi ya işsiz kaldı, ya büyük anlamda sıkıntılar yaşadı diyen Celal Yalçın; “ İşyerleri kapanmak durumunda kaldı ve bu iş kolundaki insanlar normal hayatlarını sürdürdükleri noktalardan farklı bir dünyaya girdiler. Bu farklı dünyaya girdikten sonra maaş alamaz ve birçok anlamda sıkıntı yaşadıkları nokta yüzünden faturalarını ödeyemediler, evlerine bazen yiyecek bir şeyler almakta zorlanan aileleri gördük. Bu sıkıntıları yaşayanlar normal koşullarda durumu iyi olan insanlar. Birçoğu da tanıdığımız, bildiğimiz ailelerdi” dedi.

 

“KRİZ MASASI OLUŞTURDUK”

 

Yalçın, belki yüz yılda olacak bir konuda sorumluluk aldıklarını belirterek;  “Arkadaşlarımızla salgın başladıktan bir iki hafta sonra acilen toplanarak bir kriz masası oluşturduk.  Bu kriz masasında 17 mahalle sorumlularımız, örgütten sorumlu yöneticilerimiz ve ilçe yöneticilerimizin hepsi sorumluluk ve inisiyatif alarak kendi mahallelerinde yardım çalışmalarını yürüttüler. Bu süreçte Ataşehir Belediyesi ciddi özveri gösterdi ve 20 bin koli gıda dağıtımının yanı sıra cumartesi ve Pazar dâhil olmak üzere 9 bin aileye yemek götürdüler. Yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi sadece Ataşehir ’de başvuruda bulunan 12 bin aileye kendileri yardımlarını ulaştırdı.  CHP örgütü olarak bizlerde bireysel bağışçılarımızı bulduk.  Bağışçılarımızın içinde Belediye Meclis üyelerimiz, bazı büyük siteler, gönüllü insanlar ve hayırseverler vardı. Yaklaşık 3 bin aileye bu bağışçılarımız sayesinde yardım götürdük. Yaklaşık 200 aileye de yine bu bağışçılarımızın desteği ile nakit yardımında bulunduk.  Hasta bezleri, tekerlekli sandalye gibi ihtiyaçları olanlarında bu ihtiyaçları giderildi. Birçok anlamda burada dayanışmayı yeşertecek konularda çalışmalar yaptık. Partimize gelen tüm talepleri karşıladık. Bu çok önemliydi. Bizi arayarak benim ihtiyacım var, gerçekten sıkıntı yaşıyorum derecesine düşen birini boş çevirmemeye çalıştık. Covid 19 sürecinde maddi durumu iyi olan ailelerinde sıkıntılar yaşadıklarını gördük.  Buna belediyeler ayırım koyabilirdi ama partimize gelen, bizimde gerçekten gözlemlediğimiz noktada sıkıntısı olan her aileye gitmeye çalıştık. Çünkü olağanüstü bir dönemden geçtik.  Belki yüz yılda olacak bir konuda sorumluluk aldığımız bir nokta oldu ” ifadelerini kullandı.

 

 

“ARKADAŞLARIM İNSANLARA ULAŞMAK İÇİN RİSK ALDILAR”

 

Bildiğiniz gibi Covid 19’un başladığı süreç benim göreve başladığımın üçüncü ayına denk geldi. O süreçte düğün hazırlıklarıyla da uğraşmam gerekti.  Düğünümün sonrasında hemen böyle bir olayla karşılaştık. İlçeyi dahi açamaz durumdan bir şehri, bir kenti yönetmeye çalışıyorsun. Buda zor dönemdi bizler için diyen Ataşehir CHP İlçe Başkanı Celal Yalçın;  “Özellikle arkadaşlarım ve örgütüme söylemek istiyorum. Deminde söylediğim gibi 27 yaşında genç bir arkadaşımız Uğurca Demir’i kaybettiğimiz için örgütümüzde bizlerde biraz temkinliydik. Bu konuda arkadaşlarıma ikinci bir konuyu yaşamayalım diye uyardığımda tartıştığımız arkadaşlarımız bile oldu. “Biz sorumluluğu alırız, insanların ihtiyacı var biz sokağa çıkmak istiyoruz” diyerek birçok mahalle de gerçekten gönüllü arkadaşlarımız oldu.   Bu anlamda bu arkadaşların hakları ödenmez. Risk aldılar, insanlara ulaşmak için çaba sarf ettiler. Bu süreçle ilgili vicdanım çok rahat. Çünkü sabah 09.00’ da telefon trafiği başlıyor akşam geç saatlere kadar devam eden bir süreç. Bir ilçe başkanından ziyade Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü gibi çalıştık.  Arayan İhtiyaç sahiplerini mahalle temsilcileri vasıtasıyla adres tespiti yapılarak gelen bağışlar adreslere ulaştırılıyor. Bu çalışmalar esnasında arkadaşlarımız kendi hayatlarını da riske atıp ciddi sınav verdiler” diye konuştu.

 

CHP Ataşehir İlçe Başkanı Celal Yalçın Pandemi süreci ile ilgili açıklamalarından sonra sorulan soruları şöyle yanıtladı.

 

Covid 19 sürecinde yaptığını yardımlarla ilgili nasıl tepkiler aldınız?

 

“KİTAP YAZACAK KADAR DURUMLARLA KARŞILAŞTIK”

 

Şöyle diyeyim. Daha önce STK’larda bu gibi konumlarda çok çalışmama rağmen ilk defa bu kadar yardım başvurusunun geldiğini gördüm.  Örneğin bir taksici çağırıyor diyor ki; “Bir buçuk aydır işe çıkamıyorum.  Birçok yere başvurduk üzerimizde ev olduğu için yardım alamadık. Gerçekten daraldım, sıkıntıdayım. Evimi de satarsam tek dayanağım o. Çıkamıyorum, zor durumdayım. Bize yardım eder misiniz?”

Yâda bir garson arıyor; ben normalde 5-6 bin lira alan biriydim. Covid 19 salgınıyla her şey tepe takla oldu. Bu konular açılmayacak mı? Biz ne yapacağız? İşsiz kaldım. Ben çalışmak istiyorum.  1- 2 bin fark etmez alıp çalışmak istiyorum diye feryat ederek yardım isteyen insanlar oldu.  Kitap yazacak kadar durumlarla karşılaştık. İnsanlar gerçekten çok sıkıntılı.

Bizim yaptığımız bir koli yardımı. Bir iki haftalık ihtiyacı ancak karşılar. Biz her şeyi halettik demek çok zor. Genellikle bu tarz konularda devletin devreye girip bu gibi konulara senelerdir verdiğimiz vergilerle çözüm bulmak gibi bir zorunluluğu vardır. 

 

 

“ BU SÜREÇTE ZAMAN ZAMAN ÜZÜLDÜĞÜMÜZ NOKTALARDA OLDU”

 

Bu süreçte zaman zaman üzüldüğümüz noktalarda oldu. İBB’nin hesapları bloke edildi. Eskişehir Belediyesi Aş Evi’nin çalışmaları durduruldu.  Bu bizim partimiz açısından da bir sınavdı ve örgütümüzü daha çok ateşledi.  Kaç aileye bağış edeceğini bize başvuran bağışçılarımıza o  ailelerin adreslerini kendilerine verip teslim etmelerini sağladık. Çözüm önerileri bitmedi. Mesela İBB askıda su faturasını uygulamaya koydu. Gönüllü ve hayırsever vatandaşların katkısıyla 24 milyonluk fatura ödendi.

 

“SOKAKLARDA MASKE İLE YAŞAR DURUMA GELDİK”

 

Faturalarını ödemeyen, genel anlamda sıkıntılı, gelecek kaygısı olan, bir daha çalışamayacak mıyız, işimiz olmayacak mı? Sadece bu Covid 19 sürecinde maddi yardımların yanı sıra psikolojik olarak da savaş verdik.  İnsanları evlere tıkandı, belirli anlamda teknolojiyle yaşamanın koşullarını aramaya başladık.  Toplantılarımızı internet üzerinden gerçekleştirmeye çalıştık.  Özellikle şunu da belirtmek istiyorum: Haziran ayından sonra normal hayata yavaş yavaş geçmekle beraber insanların ciddi bir psikolojik savaşta vereceğine inanıyorum. Artık hiç bir şey eskisi gibi olmuyor. Sokaklarda maske ile yaşar duruma geldik. Acaba o hastamı değil mi kaygısı. Bana bulaşır mı? Yâda yakını kaybetmiş birinin yaşadığı travmalar. Gerçekten toplumda derin izler bıraktı. Bu bağlamda da özellikle hükümetin belediyelerin ve bunun gibi kuruluşların bu süreçten çıkacak mağdur insanlara psikolojik desteği sıkı tutması çok önemli. İnşallah bu surecide hep beraber, birlikte atlatacağız.

 

 

“SAĞLIK BAKANI BAŞTA OLMAK ÜZERE TÜM SAĞLIK ÇALIŞANLARINA ÜLKE OLARAK MİNNETTARIZ”

 

Bu anlamda bir parantez de açmak istiyorum. Devletlerin, ülkelerin görevleri halkına sahip çıkmak ama özellikle Sağlık Bakanlığının bu süreçte özveriyle çalışan tüm çalışanlarına Sağlık Bakanı başta olmak üzere ülke olarak minnettarız. Onlar canlarını dişlerine takarak çalıştılar. Biz doğru olana doğru demek zorundayız.  Ekonomik durumda belirli destek paketlerde sıkıntılar olduğunu nasıl eleştirdiysek sağlık alanında da gerçekten ciddi bir sınav verdiler.  Birçok gelişmiş ülkelerin sağlık konusunda eksiklerini gördüğümüz bu ortamda ciddi sınav veren sağlık çalışanlarımıza çok teşekkür ediyoruz.

 

Kısıtlamalar kalktıktan sonra Ataşehir de durumu nasıl görüyorsunuz çabuk mu normalleştik?

 

“VİRÜS BU HİÇBİR ŞEYİ DİNLEMEZ”

 

Soruya şöyle yanıt vereyim.  Ataşehir de, İstanbul’un her yerinde yasaklar kalktığı anda sanki her şey bitmiş gibi davranılıyor. Virüs bu hiçbir şeyi dinlemez. Dikkatli, tedbirli olmalıyız. Herkes kendi önlemini almalı. Yoğun bakımda yatmaktan, entübe olmaktan iyidir evde kalmak.  Yaşayanları görüyoruz.  Maske, mesafe ve hijyen kurallarına dikkat etmezsek vaka sayıları tekrar yükselir.

Bunu çok iyi görüyorum. İnsanlar işsiz kalıyor, ekonomik zorluklar yaşıyorlar. Devletin bir iki aylık ekonomik paket çıkararak bu işletmeleri ve bu konumda olanları destekleyerek virüsün yayılmasını engellemek için iki üç hafta daha önlemler alması şart gibi gözüküyor.  Parti olarak genel bir fikrimiz, çalışmamız olabilir ama bu benim kişisel fikrim.  Çünkü virüs bulaşma noktasında acımasız. Bir kişi 40-50 kişiyi enfekte edebiliyor.  Virüs bitmiş değil. Hepimiz tedbirli olmalıyız. Normale geçerken maske, mesafe ve hijyen şartlarını atlamamız gerekiyor.  Önce kendi sağlığımız sonra da çevremizin sağlığını düşünmek zorundayız. Özellikle 65 yaş üstü insanlarımız bu salgından daha yıkım derecesinde etkileniyor. Onları da korumak için dikkatli olmamız ve evde kalmamız gerekiyor. Evde kalmamız birçok hayatı kurtaracak noktada önemli olduğunu düşünüyorum.

 
 





FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER SİYASET Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
VİDEO GALERİ
YUKARI