Bugun...



Nisan Ayında 20 Kadın Cinayeti, 20 Şüpheli Kadın Ölümü

Tarih: 02-05-2020 19:16:38 + -


2020 Nisan Ayında Erkekler Tarafından 20 Kadın Öldürüldü, 20 Kadın Şüpheli Şekilde Ölü Bulundu. Cinsel Şiddet ve Çocuk İstismarı devam ediyor


Nisan Ayında 20 Kadın Cinayeti, 20 Şüpheli Kadın Ölümü

Tüm dünyada ve Türkiye’de koronavirüs ile birlikte olağanüstü dönemden geçmeye devam ediyoruz. Dünyanın pek çok yerinde olağanüstü koşullara, olağanüstü önlemler de alınmaya devam ediyor. Ancak herkesin bir önlem olarak evde kalması gereken bu süreçte, bu koşullar kadınlar için hala ayrı zorluklar ortaya çıkarıyor. Kadınlar en çok şiddet gördükleri evlerde kalmak zorunda. O nedenle günümüz koşullarında, kadınlar için ayrı önlemlerin alınması hayati önem taşıyor.

 

20 kadın şüpheli olarak ölü bulundu

 

Bu ay 20 kadın cinayeti işlenmiş, 20 kadın şüpheli bir şekilde ölü bulunmuştur. 14 kadının neden öldürüldüğü tespit edilemedi, 2’si ekonomik bahaneyle, 4’ü barışma isteğini reddetmek ve boşanmayı istemek gibi kendi hayatına dair karar almak isterken öldürüldü. 14 kadının hangi bahaneyle  öldürüldüğünün tespit edilememesi, koronavirüs günlerinde kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin görünmez kılınmasının bir sonucudur. Kadınların kim tarafından, neden öldürüldüğü tespit edilmedikçe; adil yargılama yapılmayıp şüpheli, sanık ve katiller caydırıcı cezalar almadıkça, önleyici tedbirler uygulanmadıkça şiddet boyut değiştirerek sürmeye devam ediyor.

 

İllere göre Nisan ayının kadın cinayetleri verileri ise şöyle:

 
 
Her biri birer yaşam olan kadın kardeşlerimizin isimlerini sizinle paylaşmak isteriz:
 
 

Kadınlar kimler tarafından öldürüldü?

 

Nisan ayında öldürülen 20 kadının 4’ünün kim tarafından öldürüldüğü tespit edilememiştir. 2’si evli oldukları erkek, 3’ü birlikte olduğu erkek, 7’si tanıdık biri, 2’si oğlu, 1’i babası ve 1’i de tanımadığı biri tarafından öldürülmüştür.

 

Kadınlar çoğunlukla evlerinde öldürüldü

 

Kadınların 16’sı evinde, 3’ü sokak ortasında, 1’i de bir arazide öldürülmüştür.

 

Kadınlar en çok ateşli silahlarla öldürüldü

 

10’u ateşli silahlarla, 5’i kesici aletle, 3’ü boğularak, 2’si darp edilerek öldürüldü. 

 

Kadınların çalışma durumu hala tespit edilemiyor

 

Kadınların çalışma durumlarını tespit etmek ise çok zor. Önemli olan bu verinin de basın mensupları tarafından dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz. Bu ay TÜİK’in açıkladığı verilere göre, ‘ev işleriyle meşgul’ kadınların sayısı bir önceki yıla göre 126 bin daha arttı. Böylece TÜİK’e göre işgücü dahi sayılmayan kadınların sayısı Ocak 2020'de 11 milyon 438 bine yükseldi. TÜİK’in verileri bu şekilde açıklaması, kadın işsizliğinin gerçek boyutunun üzerini örtmeye çalışmaktır. Biz biliyoruz ki, çalışma hayatına alınmayan ya da istihdamdan uzaklaştırılan kadınlar toplumda oluşan toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılık, şiddet ve kadın cinayetleri tehlikelerine karşı daha korunmasız hale gelmektedir. Ulaşılabilen veriye göre kadınların 2’si bir işyerinde çalışıyor ve 16 kadının çalışma durumu bilinememektedir.

 

Birbirinden farklı bölgelerde ve illerde kadınlar öldürülüyor ve kadınlar öldürülmediği şehirler istiyor.

 

Kadınlar evlerinde öldürülüyor

 

Kadın cinayetlerinin artmasına neden olan kadın düşmanı söylem ve uygulamalar da dahil olmak üzere birçok etken bulunmaktadır. Karantina ve sokağa çıkma yasakları boyunca evlerde kalınması nedeniyle, kadınların evde öldürülme oranları ciddi bir şekilde artmış, ev dışı yerlerde işlenen cinayetlerde aşağıdaki grafiklerde de görüleceği üzere bir azalma olmuştur. Kadınlar en çok güvende olmaları gereken yerde evlerinde öldürülmektedir. Nisan ayında öldürülen 20 kadının 16’si evinde, 3’ü sokakta, 1’i arazide öldürülmüştür. Bu ay öldürülen kadınların yüzde 80’i evlerinde öldürülmüştür. Karantina sürecinin kadın cinayetlerine ne şekilde etki ettiği verilerle görülmektedir. 

 

Şu zamana dek kadın cinayetleri verilerinde, kadınların öldürülme bahanesi olarak karşımıza en çok kendi hayatlarına dair karar alma çıkmaktaydı. Kadınlar en çok boşanmak, ayrılmak, çalışmak gibi kendi hayatlarına dair karar alırken öldürülüyordu. Ancak korona günlerinde kadınların haklarını; boşanmayı, ayrılmayı, şikayeti ertelemeleri  ile karşı karşıyayız. Şiddete uğrayan ya da tanık olanlar, saldırganın korona günlerinde sağlıksız koşullarda kalacağından kaygılanıp şikayetçi olmaktan vazgeçiyor. Kadınlar bu süreçte, boşanma, ayrılma kararlarını erteleyebiliyor. Koronavirüs günlerinde şiddet failleri ile ilgili tedbirlerde aksaklıkla karşılaşma endişesi, kadınları haklarını kullanmaktan geri düşürüyor. Kadınların yaşadıkları bu zorluklar devleti daha çok tedbir almaya itmeli, kadınlar çaresiz bırakılmamalıdır.

 

Şüpheli kadın ölümleri artıyor

 

Yalnız altını çizmek istediğimiz önemli bir detay, artan şüpheli kadın ölümleridir. Bu ay basın tarafından intihar veya doğal ölüm gibi sunulan şüpheli kadın ölümleri ve şüpheli bir şekilde ölü bulunan kadın sayısında çok ciddi bir artış yaşanmıştır. Şüpheli kadın ölümleri, maalesef kadın cinayetlerinden daha da zorlu olabilmektedir. Kadınların öldürülüp öldürülmediği, gerçekten kaza ile mi öldükleri, intihar edip etmedikleri veya intihara sürüklenip sürüklenmediklerinin açığa çıkarılması gerekmektedir. Yıllar sonra öldürüldüğünü açığa çıkardığımız Esin Güneş örneğimiz var. Daha geçtiğimiz günlerde Hatice Bertan’ın öldürüldüğü 8 yıl sonra açığa çıkarılması örneği var. 

 

Nisan ayında öğrendiğimiz 20 kadının şüpheli ölümleri bir an önce aydınlatılmalıdır. Yapılacak şey bellidir; 6284 sayılı koruma kanunu ve İstanbul Sözleşmesi tüm kurum ve kuruluşlarla beraber etkin ve bütünlüklü uygulanmalıdır. Şüpheli kadın ölümlerinin soruşturmaları dikkatli bir şekilde incelenmeli ve hızlıca sonuçlandırılmalıdır. 

Elbette mücadelemizle Şule Çet, Aysun Yıldırım’da kadın cinayeti gerçeğini açığa çıkardık. Ancak toplum, öldürülen kadınların aileleri cinayetin açığa çıkarılması için yıllar süren mücadeleler vermek zorunda bırakılmamalıdır.

 

Bizler dışarıda koronavirüsü içeride şiddet tehdidi altındayken İçişleri Bakanı Süleyman Soylu kadın cinayetlerinin azaldığına yönelik açıklama yaptı. Bu açıklamalar, 6284 sayılı koruma kanunu ve İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması için kadınların verdiği mücadelenin görünmez kılınmaya çalışılmasıdır. 

 

Vahşice öldürülen Emine Bulut, 23 kez şikayet ettiği erkek tarafından öldürülen Ayşe Tuba Arslan unutulmamalıdır. 23 Nisan’dan 2 gün önce öldürülen Ceylan Aslan unutulmamamlıdır. Eşini bıçakladığı için cezaevinde olan erkek tahliyesinin ardından 9 yaşındaki Ceylan Aslan’ı eziyet ederek öldürdü.  Ceylan’ın faili infaz yasası ile cezaevinden çıkmamış. Ancak bu durum, yetkililerin sorumluluğunu bir anda ortadan kaldırmamıştır. Var olan infaz düzenlemesinin sorgulanmasını, kadınları ve çocukları korumak için acil adımlar atılması gerekliliğini bir kez daha ortaya çıkarmıştır. 

 

İnfaz yasası kadınlara ve çocuklara yönelik şiddeti arttıracak

 

Geçen aydan beri süregelen tartışmalı infaz yasa tasarısı kamuoyundan gelen büyük tepkiye rağmen bu ay mecliste yapılan oylama ile kabul edilerek onaylandı. Öncelikli olarak şunu belirtmek isteriz. “Cinsel suçlarda indirime izin vermeyeceğiz”, “kadına ve çocuğa yönelik suçlar” yer almayacak denilmesine rağmen ceza kanunumuzda  “kadına yönelik suç” şeklinde bir tanımlama bulunmamaktadır. Bu nedenle de kadına ve çocuğa yönelik suç faillerine, yönelik ceza infazı indirimine gidilebilmektedir. Açık cezaevine geçen faillerin izinli sayılabileceği durumlar söz konusudur. Çoğunluğu kadınlara karşı işlenmiş olan tehdit, hakaret, yaralama, şantaj gibi suçlar da ceza infaz indirimi ile serbest bırakılmaktadır. Ancak her dava ve her suç ile ilgili ayrı bir düzenleme söz konusudur. O nedenle de takip ettiğimiz tüm kadın cinayeti, kadına yönelik şiddet, çocuk istismarı davalarının hepsi ayrı olarak değerlendirilmektedir. 

 

Korona günlerinde özellikle hane içinde şiddetin artacağına dair tüm dünya önlem anlamaya çalışırken, Türkiye’de onaylanan bu yasa ile yine kadınların ve çocukların yararına değil onlara yönelik şiddeti arttıracak bir adım atıldı. 

 

Bu infaz yasasının can yakıcı sonuçlarını görmeye hemen başladık. Nesibe arkadaşımız boşandığı erkek tarafından cezaevinden çıkar çıkmaz tehdit edildi.  Ankara'da cezaevinden çıkan Fatih S., şiddet uyguladığı evli olduğu Alev S. evi terk edince 4 yaşındaki kızı ve 7 yaşındaki oğlunu silahla rehin aldı. Polis ve eve getirilen Alev S. tarafından çocuklar kurtarıldıktan sonra, Fatih S. gözaltına alındı ve hakkında soruşturma başlatıldı. Bu olaylarda failler infaz yasası sebebiyle çıkmasa da faillerin tahliye edilmesi ve önlem alınmaması erkekleri cesaretlendirmiştir.

 

Kadınlar bu tahliyelere ilişkin acilen haberdar edilmelidir. İstanbul Sözleşmesi’nin 56. maddesi ve İçişleri Bakanlığı’nın 1 Ocak 2020 tarihli Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele genelgesinde kadınlara ve çocukların ailelerine acil olarak bu infaz düzenlemesiyle serbest bırakılacaklar hakkında bilgi verilmesi ve şiddet mağdurlarını korumaya yönelik koruyucu/önleyici tedbirlerin ivedilikle alınmasının sağlanması gerektiği belirtilmektedir. Tüm bu bilgilendirmelerin ve tedbirlerin acilen alınması gerekmektedir. 

 

Çocuk istismarının “affı” olmaz

 

İnfaz düzenlemesiyle aynı zamanda hükümetin bir de çocukların kendilerini istismar eden kişilerle evlendiği durumda cezasızlığı öngören tasarı hazırlama gündemi olduğu ortaya çıktı. Henüz böyle bir gündemin resmi olarak meclise gelmemiş olması bir yana, böyle bir konunun gündeme gelme ihtimalini dahi kabul etmiyoruz. Özellikle korona günlerinde evde kalan çocukların istismar tehlikesine karşı daha savunmasız kalacağı öngörülüyorken, çocuk istismarlarının önlenmesine yönelik politikalar geliştirilmesi gerekirken böyle bir düzenleme gündeme dahi getirilmemelidir.






FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER YAŞAM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
VİDEO GALERİ
YUKARI