Bugun...


Av. Mustafa KARAOĞLU


Facebookta Paylaş









CUMHURİYET
Tarih: 25-10-2019 11:07:00 Güncelleme: 25-10-2019 11:07:00


Birinci Dünya Savaşı sonrası Anadolu’nun düşman işgalinden kurtarılması amacıyla Mustafa Kemal önderliğinde başlatılan KURTULUŞ SAVAŞI düşmanın İzmir’de denize dökülmesi ile son bulmuştur.

24 Temmuz 1923’te Lozan Antlaşması imzalanmış, yeni Türk Devleti’nin bağımsızlığı kabul edilmişti. İkinci dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin toplanmasından 2 ay sonra 13 Ekim 1923’de Ankara Türkiye Devleti’nin Hükümet Merkezi oldu.

Artık, mevcut rejimin isminin de bütün açıklığı ile konulması, yeni devletin başkanının seçilmesi gerekiyordu. O güne kadar Devlet Başkanlığı görevi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı olarak Atatürk tarafından yürütülmüştü. Diğer taraftan bazı yabancı ülkeler de Lozan Antlaşması’nı onay için Türkiye’deki yeni devlet rejiminin daha açık şekilde belirlenmesini istiyorlardı. Bu sıralarda, 27 Ekim 1923’te İcra Vekilleri Heyeti’nin istifası ve Meclis’in güvenini kazanacak bir kabine listesinin oluşturulamaması da bu soruna ivedi bir çözüm gerektirdi. İşte, iç ve dış şartların doğurduğu bu gelişmeler sonucu 29 Ekim 1923 akşamı cumhuriyet ilân edildi. Bu suretle yeni devletin yönetim biçimi bütün açıklığı ile ismini almış oluyordu.(1)

Cumhuriyetin ilânı ile "Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir" kuralı, artık devlet yönetiminde, en belirgin şekliyle yerini alıyor; demokrasiye giden yol daha aydınlık olarak çiziliyordu.

Ülkemizin kurtarıcısı ve de kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarafından ilan edilen Cumhuriyet rejimi ile; insanların yaşamında birçok değişiklik meydana geldi. Yönetim sisteminde değişiklikler yapan Türkiye Büyük Millet Meclisi; eğitim, ekonomi, hukuk gibi alanlarda yenilikler yaptı. Bu yenilikler;

Siyasal Yenilikler

 

                •             Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)

                •             Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923)

                •             Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)

 

2. Toplumsal Yenilikler

                •             Kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmesi (1926-1934)

                •             Şapka ve kıyafet yeniliği (25 Kasım 1925)

                •             Tekke zâviye ve türbelerin kapatılması (30 Kasım 1925)

                •             Soyadı kanunu ( 21 Haziran 1934)

                •             Lâkap ve unvanların kaldırılması (26 Kasım 1934)

                •             Uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçülerin kabulü (1925-1931)

 

3. Hukuk Yeniliği :

                •             Mecellenin kaldırılması (1924-1937)

                •             Türk Medeni Kanunu ve diğer kanunların çıkarılarak laik hukuk düzenine geçilmesi (1924-1937)

 

4. Eğitim ve Kültür Alanındaki Yenilikler:

                •             Öğretimin birleştirilmesi (3 Mart 1924)

                •             Yeni Türk harflerinin kabulü (1 Kasım 1928)

                •             Türk Dil ve Tarih Kurumlarının kurulması (1931-1932)

                •             Üniversite öğreniminin düzenlenmesi (31 Mayıs 1933)

                •             Güzel sanatlarda yenilikler

 

5. Ekonomi Alanında Yenilikler

                •             Aşârın kaldırılması

                •             Çiftçinin özendirilmesi

                •             Örnek çiftliklerin kurulması

                •             Sanayiyi Teşvik Kanunu’nun çıkarılarak sanayi kuruluşlarının kurulması

                •             I. ve II. Kalkınma Planları’nın (1933-1937) uygulamaya konulması, yurdun yeni yollarla donatılması

                •             Soyadı Kanunu gereğince, 24 Kasım 1934"de TBMM"nce Mustafa Kemal’e "Atatürk" soyadı verildi.

Kısa sürede tüm imkansızlığa rağmen yapılanlar dikkate alındığında 1923 yılından bugüne ardan geçen yaklaşık 100 yıllık süre içinde rejim gelişimini sürdürmektedir. Bu süre zarfında gelmiş geçmiş tüm hükümetler bu gelişime katkı sunmuştur.

Bundan sonra da bu katkı tüm hükümetlerce de sağlanacaktır.

Cumhuriyetin ilanının yıldönümlerinde yapılan coşkulu kutlamalar anlamlı olmakla birlikte; asıl olanın bilinçli Cumhuriyetin faziletleri, kazanımlarını algılayan özümsemiş bireyler yetiştirmektir.

Egemenliğin kaynağı millettir. Millet temsilcilerini seçim yoluyla belirler. Devletin temel organları seçimle iş başına gelir. İşte bize kazandırdığı bu değerler nedeniyle laik ve demokratik Cumhuriyet rejimi, memleketimizin ve devletimizin geleceği bakımından o derece önemlidir ki, Anayasamızda "Türkiye Cumhuriyeti'nin idare şeklinin Cumhuriyet olduğu" hükmünün değiştirilemeyeceği, değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceği ayrı bir anayasa maddesiyle teminat altına alınmıştır.

Yurdumuz için en büyük kazanç, çağdaşlığın göstergesi, demokrasinin dayanağı ve de en büyük erdemdir.

1923 yılından bu yana 96 yıldır bayram olarak kutlanan bayramımız kutlu olsun.

Yaşasın Cumhuriyet

 

Saygılarımla





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
VİDEO GALERİ
YUKARI